Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
Misafir - Alıntı makale
Herkes doğduğu yere doğal olarak bir aidiyet duygusu taşır.

HASRET...
Herkes doğduğu yere doğal olarak bir aidiyet duygusu taşır. 
Bu durum bizim bölgemizde ve İnsanımızda sanki biraz daha fazla !..
Ata dede yurdumuz,
Baba ocağımız, Ana kucağımız,Bizim için kutsal topraklar olan, Kodlarımızın olduğu Sarıkaya Köyümüzde 1958 senesinin Harman zamanında,yolların patika olduğu araç yolunun,Elektrik ve Musluk’da suyun olmadığı “fakat her şeyin doğal olduğunu şimdi anladığımız” bir zamanda bu diyarda evde dünyaya teşrif etmişiz...
Nüfus’un çokluğu,tarım alanlarının azlığı nedeniyle yöremiz 1945 den sonra Başta İstanbul,Ankara ve İzmir olmak üzere Ülkemizin batısına göç vermeye başladı.Buna 1960 larda Başta Almanya olmak üzere Avrupa eklendi. Bu durum önceleri gurbetti ! Sonra ailece göçler başladı,artık bölgemiz insan ihracatına başlamış,fakat gidenlerin kahir çoğunluğunun aklı geride kalmış ve unutmamış hatta çocuklarına dahi unutturmamaya çalışmışlar. Fakat modern hayat tarzı 2-3-4 kuşağa varınca azda olsa işler değişmeye  başlamış. 
1970 den buyana hep hasretini çektiğimiz,hiç unutmadığımız hep gelmek istediğimiz doğduğumuz topraklarda olduğumuz zaman farklı bir ruh halimiz olduğu yadsınamaz bir gerçek. 
Köyümüz;yer kürenin kuzeyinde.  Ülkemiz Türkiye’nin kuzey Doğusunda kıblemiz Kabe’nin boylamında,
Medeniyetin enleminde. 
Çalışkan,merhametli insan ve vatansever insanların yetiştiği... Doğusunda Rize Trabzon il sınırı olan İyidere  Batısında Gülderen köyü. Kuzeyinde Birlik Köyü. Güney’inde Kireçli Trabzon’un,Of ilçesinin Sarıkaya köyündeyiz.  
Trabzon Büyükşehir olduktan sonra şimdiki adımız Sarıkaya mahallesi olmuş !
Köy isminin kaldırılması bence hiç hoş olmamıştır. Gereğide yoktu. Kadiköy’e,Mecidiyeköye köy deyip bizim köye mahalle demeyi hep eleştireceğim.Şık olmamıştır. 
Köy ismini geri istiyorum. 
Ve ben köy ve köyüm demeye devam edeceğim. 
50 senedir çeşitli aralıklarla köyümüze gelip gidiyorum. 
Her gelişimizde komşu evlerden amca dediğimiz Abiy dediğimiz hatta bize Abiy diyenler birer birer terki diyar ettiler. Her evden 3-5 hatta bazılarında daha çok kişi göçmüş öbür aleme. 
Evlerine bakıp aklımıza göçmüş insanlarımız gelince insanı bir hüzün bir kasvet sarıveriyor. Gözleri buğulanıyor insanın. 
Bu vesile ile tüm geçmişlerimize Allah’dan rahmet diliyorum. Makamları cennet olsun. 
Tabiiki hayat devam ediyor. 
Yeni nesiller var. Dışardan gelip 15-20 gün kalıp  gençlerle entegre olmak tabiiki zor hatta mümkün değil. 
Zaten bizim çocukluğumuzdaki gibi bir arada olmak çok zor. 
Araya televizyonlar,compitürler ve cep telefonları girmiş ve nerdeyse bütün zamanı kullanır olmuşlar. 
Köyümüz yaklaşık 85 hane Of’da arazisi düzgün köylerden biridir. Başlıca geçim kaynağı Çay,Fındık ve hayvancılıktır. İnsanımızın %80 Başlıca İstanbul olmak üzere yurdun batısına gurbet çıkmıştır. Günümüzde hayvancılık yok denecek kadar azalmıştır. 
Benim çocukluğumda sadece bizim 5-6 siğirimiz olurdu şimdi köyde bu kadar hayvan yoktur. Herkes yoğurdunu sütünü ve tereyağını holdinglerin toplayıp paketleyip Pazarladığı marketlerden almaktadır. 
50 senede çok şey değişmiş. 
Çay bitkisi çok iyi bir gelir kaynağı. Bölgemize Allah’ın bir lütfu. Nerdeyse Her evde bir maaşlı (emekli veya çalışan) var. 
Çay zamanı günlük yevmiye 300₺ye kadar çıkıyor. 
Yerli çalışan az. Güneydoğudan vatandaşlarımız geliyor. Gürcü ve hatta afrikalılar çay hasatı zamanı bölgeye gelip çalışıyorlar.  
Son yıllarda yollar kısmı asfalt veya beton. Her Evde otomobil veya hafif yük aracı var. 
Modern yaşamın gerektirdiği çoğu şey var. Evler yenilenmiş ısı yalıtımlı artık. Gece uzak köylere bakınca şehir gibi ışık kalabalığı var. Hasta olunca ambülans köye kadar geliyor. 
Çocukluğumuzda 2 saatte gittiğimiz ilçeye 17 km lik yol 3 km sı köy yolu Asfalt+ Beton 14 km si bölünmüş yolla 20 dk da şimdi ulaşıyorsunuz . 
Kısaca şimdi her şey var. Yanlarında elimizi cebimize koyamadığımız,otur demeyince oturamadığımız,otoritesini özlediğimiz büyüklerimiz maalesef yok,terki diyar etmişler. Bunun İçin Bizim yaşımızda olanlarda  sözle ifade edemediğimiz bir boşluk bir mahzun olma halı var ! 
Tabiiki yaşananlar hayatın gerçekleri. “Allah’dan geldik yine ona döneceğiz”Her şeye rağmen Doğduğumuz yerde olmak çok huzur verici. Çok keyifli. 
Hasret çekenlere... 
Gönül dostlarımıza Köyümden selam olsun. 
SARIKAYA KÖYÜ
OF / TRABZON   
24 Temmuz 2021
Celal Parlak.
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
24-07-2021 09:55 - 155 Okunma
Misafir - Alıntı makale yazarın diğer yazıları [ Tümü ]
Herkes doğduğu yere doğal olarak bir aidiyet duygusu taşır.
24-07-2021 tarihinde eklendi
TÜRK ASILLI IOANNES AKSUKHOS
21-02-2021 tarihinde eklendi
ANLAYIN ARTIK...
20-02-2021 tarihinde eklendi
Davut çakıroğlu disipline verilmiş
06-01-2021 tarihinde eklendi
SÜMELÂ’DA AYİN.
14-08-2020 tarihinde eklendi
Trabzon halkının kökeni Rumlardan mı gelmektedir?
21-05-2020 tarihinde eklendi
GÜYA GAZETECİ
17-05-2020 tarihinde eklendi
Pontus ve Rumluk nedir
27-04-2019 tarihinde eklendi
DOĞU KARADENİZDE RUM SOYKIRIMI OLDU MU?
06-03-2019 tarihinde eklendi
EMEĞİMİZE YAZIK...
13-04-2017 tarihinde eklendi
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®