Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
Trabzon Gerçeğini bilmeden yaşıyoruz
Trabzon neden hep kaybediyor, Yavaş yavaş eriyor, Tarihin Anlı şanlı vilayeti bir izbe vilayet haline nasıl geldi? Bunların nedenleri yıllar önce yazılmış, gelin tekrar okuyalım, Bir faydası olur mu Artık bilmiyorum.
Trabzon Gerçeğini bilmeden yaşıyoruz
Çünkü Trabzon yokuş aşağı yuvarlanıyor, Çığ gibi önüne çıkanı içine alıp düşmeye devam ediyor, Bu gidişin önüne çıkabilecek çok güçlü inançlı milliyetçi vatansever birileri kendilerini feda etmesi lazım, Varmı böyle özverili Trabzonlu.
Kaldımı o özlenen, Trabzona  gittiğinde oradan kaçmak için fırsat kollayan duyarlı Trabzonluları oraya nasıl bağlayacağız.
 
Önce ciddi bir durum raporu ortaya koymak lazım, 1800 lerden beri Trabzon çöküşte, Vali Hekimioğlu Ali paşa devrinde çöküş zirve yapmış, Rus işgali nedeniyle vilayet önemli değerlerini muhacirliğe göndermiş, Giden Trabzona çoğunlukla geri gelmemiş.
Cumhuriyet gelmiş Trabzon Mv. Ali Şükrü paşa İhanete kurban giderek şehid edilmiş, Siyaseten gene önümüz kesilmiş, Trabzon için gurbet artık yol olmuş.
Türkiyenin 67 vilayeti derken Almanya Avrupa imkânları açılmış ilk talip olanlar Trabzonlular...
 
 
Trabzonlu neden Trabzondan kaçıyor kimse düşünmemiş,
Geriye kalanlar mutlu, Bir sülalenin malı mülkü onlara kalmış, Gidenlerin dönmesini dahi istemiyorlar.
Günümüze geldiğimizde manzara çok vahim, Geriye kalanlar vasat insanlar, Trabzonlu kimliğinin farkında bile değiller. 
 
Halen Trabzon adını "Bize Her Yer Trabzon" diyen gurbetçi Trabzonlular. 
Her konuda Trabzon adını yükseltenler gurbette yetişen, yaşayan  Trabzonlular.
 
 
 
Trabzon, Trabzonda yaşayanlara bırakılmayacak kadar önemli bir şehir, İstanbul'un fethinin kalıcı olması adına fethedilen bir şehir (Yani Trabzon alınmasaydı İstanbul kısa zamanda elden gidebilirdi)
Sudan habersiz Balık misali yaşıyor, Başıboş ölüp gidiyoruz, Biz inanıyoruz ki Trabzon ayağa kalkarsa Türkiye Ayağa kalkacak. Trabzon'un yok olmasına göz yumulursa Türkiye yok olacaktır.
 
Çok büyük bir iddiamı dediniz, Bakın 1970 yılında Trabzonu terk etmiş bir akademisyenin Yıllar önce yazdığı birsitemi tekrar okuyalım.
Haber61'den alınmıştır.
 
Trabzonlu Profesör Şengül Öymen Gür yıllar önce yazdığı yazıda Trabzon'un hep kaybedeceğini ve artık bitmiş bir kent olduğunu belirtti. 
 
 
Trabzon doğumlu olan ve 1970 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mimarlık Fakültesinden mezun olduktan sonra 1971 yılında KTÜ de asistan olarak görev alan, 1978 yılında kazandığı burs ile ABD'de Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora yapan, sonrasında yaptığı çalışmalarla 1989 yılında Profesör olan ve şuanda Beykent Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Şengül Öymen Gür'ün yıllarca önce kaleme aldığı ve güncelliğini koruyup korumadığına sizlerin karar vereceği yazıda şu ifadeleri kullandı; 
 
BİR NOSTALJİ ! 
 
New York'ta sabahın altısı. Eminim herkes kalkmış duşunu alıyor, hazırlanıyor ve kazanmak üzere sokağa adımını atacak. 
 
Herkes kazanacak bu gün, çünkü iyisi de kötüsü de 'Kazan Kazan Stratejisi' ile düşünüyor. 
Trabzon ise heeeep kaybedecek. Artık bitmiş bir kent… 
 
Çünkü yaşam stratejisi yanlış. Eskileri geri getiremiyor, tüm gelişmiş insanlarını kaybediyor. 
Stratejisi ise ''Sen Kazanma, Ben Kazanacağım''. 
Dolayısıyla, sonuçta kimse kazanmıyor. 
Ne takımı, ne belediyesi, ne vilayeti, ne ticareti, ne de üniversitesi kazanmıyor, kazanmayacak da. 
Kör topal, alaca karanlıkta ilerleyecek ve bitecek. 
Bu durumun sorumluları ise toplasanız iki elin parmağını geçmez. 
Ya bu düşüncesiz, kifayetsiz insanları değiştireceğiz, ya da bu çıkarcıların adımlarını izleyerek uçuruma yuvarlanacağız. 
 
 
Hepsi bu kadar basit… 
Ama önce şu stratejiyi bir anlatayım. Gelinim ile ben aynı okuldan mezunuz. 
O da Pennsylvania Üniversitesi'nden hukuk doktoru unvanı aldı. 
Dersin birinde, yönetme ve teşebbüs ile ilgili olan bir derste, hoca gelir, sınıfı önce ikiye sonra dörde böler ve her birinin bir de rakip takımı olan iki grup oluşturur. Olay karşı takımı aşmaktır ve bunun çeşitli ölçüt ve puantaj durumu vardır. 
 
 
Sonunda gelinimin de içinde bulunduğu grup rakibine bir kazık atar ve 5120 puanla kazanır ama, karşı tarafa bakacak pek de yüzü kalmamıştır. 
Diğer grupta ise 'win win stratejisini' uygularlar, ve sonunda biri diğerini yener ama her iki grubun da toplam puanı 10 binin üstündedir. Kısacası, oranın mağlubunun bile kazancı birinci grubun galibinin iki katıdır. 
İşte, New York'ta herkes bu biçimde kazanıyor. 
Biri biraz daha az, biri biraz daha çok, ama sonuçta herkes kazançlı. 
Trabzon'u kendi işinden anlamayan 10 kişi yönetir, bunlar görevdeyken medya bunların arkasındadır. 
Bu sözde etkili isimleri üzmek onlara okur kaybettirebilir diye ürkerler çünkü. 
Bu insanlar bir beyaz eşya dükkanında, bir kuyumcuda veya bir mobilyacıda akşam saatleri oturur anlamadıkları konularda ahkam keser ve kendilerine yontarak ertesi günün olanlarını yaparlar. 
 
Hangi valiyi getirirlerse, hangi belediye başkanını getirirlerse, hangi rektörü getirirlerse şahsi çıkarları artar, bunun hesabını yaparlar. 
Vali daha önce nerede görev yapmış ve başarılı olmuştur, buna aldırmazlar, belediye başkanı imardan anlar mı dünya görüşü nedir, kendi görgüsü nedir, bu durum onları ırgalamaz. 
Rektör dil bilir mi, yayını var mıdır, dünya görüşü kapsamlı mıdır, bilimi yüceltecek kadar iyi bir akademisyen veya bilim adamı mıdır, yoksa kendini iyi gizleyen bir Atatürk karşıtı mıdır? 
Bu kalıplara onların literatüründe rastlanmaz. 
Rektör babasının idrarını eve asistan gönderip aldırmış mıdır, bu onlar için çok daha önemli ve elzem bir ölçüttür. 
 
Bunlara bakarlar, kamuoyu yaratırlar ve adamlarını göreve getirirler.   
Bu kadarla kalsa iyidir, belki yine kazanır ve Trabzon'a kazandırırlar. 
Yok, onlar birbirlerine ikram ettikleri bol karbonatlı acı çaylarını içip evlerine dağılınca, bu kez de birbirlerinin yuvasını nasıl yıkacaklarını düşünürler. 
Birbirlerine nasıl kazık atacaklarının hesabını yapar, birbirlerine küçük borçlar takar, böylece kısa dönemde kazandıklarını zannedip serin ve sinsi uykularına dalarlar. 
Uzun dönemde ne onlar doğru dürüst kazanır, ne de Trabzon. Bu zihniyeti taşıyan kafaları sivil toplum örgütlerinin duyarlı yeni kuşakları değiştirmezse, bu milenyumda Trabzon iyice aç kalıp, birbirini sokak ortasında yiyecek. 
 
Üzgünüm, ama bu herkesin birbirinden sakladığı, telaffuz etmeye cesaret etmediği Trabzon gerçeği… 
Sevgili duyarlı seçkin Trabzon ahalisi kendi işini bir kenara bırakıp, bilmediği konularda ahkam kesen, gazetelerde bol bol ucuz demeçler veren, kamuoyunu yanlış yönlendiren, kendi işini ve görevini yapmayıp Trabzon ekonomisine, ticaretine, kültürüne zarar veren bu başları kesin… 
Belki o zaman Trabzon aslına rücu eder.
 
Etiketler :
trabzon - hep - kaybediyor - trabzon - kaybetmeye - devam - edecek - trabzonlu - neden - sevilmez - ama - takdir - edilir - trabzon - neden - hep - ondedir -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
15-06-2016 04:20
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®