Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
Of'lu Hoca Kavramının Dejenere Edilmesi
Yurdumuzda İslam adına söz sahibi olacak ilçeler içinde adı ilk anılacak olan Of ilçemiz ve asırlardır bünyesinde yaşattığı medreselerde yetişen Of'lu hocalara yönelik aşağılayıcı komedi filmleri çizmeyi çoktan aştı, Bunlara dur diyecek kimse Yokmu?
Mizah adı altında Karadenizli bir türkücünün Of'lu üzerine mizahsen şarkı yapmasıyla başlayan saldırılar, Of'lu fıkralarının edebinle alakası olmayan uydurma yakıştırmalar yaygınlaştı, Bunların en tahammül edilmezleri ise ilçemizin İlim irfan merkezi olmasını sağlayan Oflu alimlerimiz üzerinden yapılmaktadır.
 
Maalesef bu konuda ne diyanet nede Of, Trabzon sivil toplum kuruluşları kendilerine görev çıkarmamışlar. Oflulara ve Oflu değerlerimiz olan İslam alimlerine saygısızlık, açık seçik hakaret içeren filimlerine adeta sponsor olan derneklerin varlığı bizleri hayrette bırakıyor.
Bardağı taşıran son olan Of'lu Hocanın şifresi adı altında piyasaya yeni sürülen, Normal edep ahlak sınırları aşmış, Hukukende suç teşkil edecek şekilde Küfürlü, İslam ve İman ile alası olmayan bir senaryo üzerinden Dinimiz İslam'ı, Oflu islam Alimlerimizi aşağılayan yapımları Of ve Trabzon STK'larının desteklemesine anlam veremiyoruz.
Son Feshane etkinliğinde bu melun filmin yoğun reklamının yapılması bizleri ziyadesi ile kaygılandırmıştır.
Muhafazakarlıkla kendilerini tanımlayan STK'lar Belediye başkanları, Milletvekillerimiz, Diyanet bünyesinde hocalarımız bu konuda hukuki bir girişim yapılmasını düşünenemiş olmalı ki, Şimdiye kadar bu amaçla bir girişimin yapıldığını duymadık. 
Üzüntü ile, esefle kınıyoruz.
Bu konuda sıkıntısını kendi internet sitesinde yayınlayan Mehmet Emin Türkyılmaz hocamızın konu ile ilgili bir makalesini aşağıda sizlere sunuyoruz.
 
“ Oflu Hoca ” Safsatası
Sevgili Haşim Albayrak'ın üzerinde durup bu konuyu izah etmesine rağmen internet ortamında gerek google gerek yahoo arama motorlarına " oflu " yazıp ara dediğinizde açılan sayfalardaki "oflu hoca " adıyla nam salan o malum-meçhul arası zatın, küfür eksenindeki sözde komik ama başından sonuna kadar uydurma ve edebe aykırı hikâyelerini bazı okuyucular çok komik bulabilir. Küfür özentisi olan gençlerimiz için bu safsata yakıştırmaları ilham kaynağı, ekonomik ve sosyal sorunların çok yorduğu halkımız stres atmak için beğenebilir de… Ama bazı gerçeklerin altını çizmek ve işin özünü gözler önüne sermek her gerçek Oflunun yapması gerekendir diye düşündüm ve aylardır yazayım mı yazmayayım mı dediğim konuya değinmeye karar verdim..
 
Türkiye'nin emniyet subapı olarak kabul ettiğim Trabzon'un muhtelif nedenlerden dolayı çok farklı bir platforma çekilmeye çalışıldığı şu günlerde; Trabzon için hem tarihsel manada hem de farklı alanlarda zirvede olduğu inkar edilemeyecek, yetişmiş insanları açısından çok ayrı bir yere sahip olduğuna inandığım Türkiye’nin tek iki harfli kazası Of'u gerçek ağırlığından uzaklaştırmak ve adını sulandırmak adına bilinçli ya da bilinçsiz yapılan bu sözde esprileri önce kınıyorum. Başlangıç noktasındaki amacı çok iyi bilmemekle beraber, bu gün gelinen ve gidilmeye çalışılan noktanın çok masum olmadığını düşünüyorum.
 
Of'u tanımak için Of'un tarihsel sürecindeki seyrini, insanlarının karakterine sirayet eden haşin Kafkas rüzgârlarını, ayakta durmanın bile güç olduğu dimdik yamaçlarında yürümeyi öğrenen asi ve dikbaşlı insanlarının sosyolojik yapısını, kurtuluş savaşındaki takdire şayan mücadelesini, Türkiye’ye ışık tutan yetiştirdiği nadide değerleri, Of’da ki sülaleleri, Of'un din ve namus anlayışını, aile mefhumunun ve hiyerarşisinin önemini ve bir Oflunun olmazsa olmazlarını, “Oflamakla Oflu olmak” çok ayrı şeyler olduğunu iyi bilmek gerekiyor. Tek hecede ağızdan çıkan bir bunalım ve sıkıntı ifadesine Of’u ve Ofluyu sığdırmak gerçekten mümkün değildir…
 
Of; öyle her aklına gelenin esprisine konu olacak, aşağılamasını kaldıracak ve Nasrettin hocaya mal edilen saçma sapan espriler gibi adının belden aşağı uydurma ve ahlak dışı fıkralara malzeme edilmesini kaldıracak yapıda değildir. Hele hele ne “Hoca”, ne “Oflu”olan bir garibenin hiç istenmeyen ve kabul edilmeyen şekilde temsil etmesine ihtiyacı hiç yoktur. Çok şükür evliyası da eşkıyası da kendi bünyesinde olan ve ne zaman neyi kullanacağını çok iyi bilen bir büyük çoğunluktur.
Dinle alakası olsun olmasın her Oflunun ibadethane, cami, tekke ve İslâmi eğitim yapan her müesseseye büyük saygısı vardır. Kaldı ki bu derece kutsal saydığı değerlerine, kasıtlı bir şekilde ya da şuursuzca küfürlü diyalogları eklemek ve bundan mizah üretmek gibi kendine ihanet edecek bir yakışıksızlığı kendine asla yakıştırmaz.
 
Büyüklere karşı nasıl davranacağını, ailenin ne olduğunu, kadının yanında neleri konuşup neleri konuşmayacağını, Of'a ve Ofluya nasıl sahip çıkacağını, dövüşü ve kavgayı nerede ve nasıl yapacağını çok iyi bilir. Evet espriyi ve nükteyi çok sever ama dozajını da çok iyi ayarlar. Ustalıkla yaptığı mizah, zekanın ürünüdür ekseriyetle. Elmalarla armutları aynı kefede toplamaz. Askerini, ülkesini baş tacı eder ve milli menfaatlerini her zaman kendi menfaatlerinin üstünde tutar. En önemlisi hiç kimseden ders almaya, kimsenin himayesine girmeye ve peşinden gitmeye ihtiyacı yoktur. Kendi değerlerine sahip çıkmayı ve onları korumayı da çok iyi bilir. Kendi içinde zaman zaman ihtilafları olsa da, bir Ofluyu başkalarına asla ezdirmeyecek anlayışa, en çok kızdığı bir olaya karşı da insaf ve merhamete sahiptir.
 
Bir yanda; Türkiye’ye yön veren din adamlarını yetiştirmiş ve Türkiye’nin aydınlanmasında en etkili rolü oynamıştır. Hocaların hocası namıyla anılan Süleymaniye Müderrislerinden Güvelioğlu Hacı Dursun Efendi namıyla bilinen Dursun Nuri Fevzi Güven Hoca Efendi ve onun yetiştirdiği yüzlerce alim ve din adamının Türkiye’nin hatta dünyanın İslami seyrine damgasını vurduğu, Oğlu Süleyman Efendi namıyla bilinen Süleyman Güven Hoca Efendi’nin babasından devraldığı bu misyonu devam ettirdiği, öğrencilerinden Hacı Mahmut Efendi namıyla bilinen Mahmut Ustaosmanoğlu Hoca Efendi’nin yine aynı paralelde din hizmetleri ve yetişkin alim yetiştirme çabalarının devam ettiğini biliyoruz. Nerede ise Türkiye’nin tamamında din işlerinde Of'un damgası varken,
Diğer bir yanda, Of'un geçmişine ve gününe damgasını vuran sülaleler; Saraloğulları, (Sarıalioğulları-Saral) Çakıroğulları,(Çakır) Tellioğulları, (Telli) Cevahiroğulları,(Cevahir) İhtiyaroğulları, Nuhoğulları, Albayraklar…..Onların ve bu sülaleler dışında Türkiye’ye mal olmuş siyasi ve ekonomik ağırlığı olan bir çok evladı göz önündeyken,
 
Bir diğer yanda, yeraltı dünyası diye tabir edilen devletle çok barışık olmaya müsait olmayan bir alanda yetiştirdiği ve hala hafızlara kazılı olan tanıdık isimlerle tek başına nerede ise devlet diye adlandırılabilecek bir yapıdayken;
 
yolu of'dan kazayla geçmiş bir ya da bir kaç kendini bilmez, ne idüğü belirsiz kişi ya da kişilerin Of'u tanıtmak, hem de karakteriksel özelliklerine ters düşecek şekilde tanıtmak adına kendilerini tanıtmaya ve meşhur etmeye çalışmaları mantık ve insafla izah edilebilir mi? Ve Of bundan hoşnut mudur? Neden insanlar kendilerini tanıtırken illa Of ve Oflu kavramını kullanmak ihtiyacı hissederler ? Oflu olmak bir ayrıcalık mıdır değil midir? bilmiyorum ama, sonradan Oflu olunmayacağı ancak ve ancak Oflu doğulunacağını çok iyi biliyorum.
Hal böyleyken, özüne zıt bir takdime müsebbip olan bu tarz şahısların asıl niyetlerinin neler olabileceğini kestirmek çokta zor olmasa gerektir.
Ancak bu tarz teşebbüslerin bertaraf edilmesi için işin özüne inmek yeterli olacaktır. Zira verdiği meyvelerle Türkiye için manidar bir emsale malik bir ağaca atılacak birkaç taşın ne meyveye ne de ağaca bir tesiri olmayacağı açıktır. Etki uyandırmak için gözde materyaller kullanmak bir çeşit stratejidir elbette. Yani yaptığı ya da yaptığını sandığı işin iltifat görmesi için Of’un adını kullanmaya çalışmak bir çeşit tribüne oynama gayretidir. Lakin haddini bilmek ve sınırları zorlamamak herkes için ideal olandır. Oflu gerektiğinde hoşgörülü davranmasını çok iyi bilir. Ama sınırlarının zorlanması ve bunda ısrarcı olunması sabrının bitmesine yol açar ki, bu hiç istenmeyen neticeleri getirir. Hiç kimse Of'u ve Ofluyu aşağılama yarışına girmemelidir! Oflunun duyarlılık gösterdiği konularda herkesin duyarlı olması en akıllı davranış olacaktır..
 
Mehmet Emin Türkyılmaz
http://www.mehmeteminturkyilmaz.com.tr/i/965/%E2%80%9C-oflu-hoca-%E2%80%9D-safsatasi/
Etiketler :
trabzon - of - alimleri - of - lu - hocalarimiz - oflu - hoca - of - lu - hocalarimizin - istismari - film - piyasasinda - din - dusmanligi -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
02-11-2014 15:43
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®