Ana Sayfa Künye Sitene Ekle
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Tüm Yazarlar
Kontrolsüz lağımlar Mahkemelik
Bugün itibariyle Trabzon halkını kanalizasyon kokusuna mahküm edenlerle ilgili konu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilmiş, sorumlular hakkında tarafımdan suç duyurusunda bulunulmuştur.
Hasan abi teşekkür ederim. Ben tarihe not düştüm cahillikle suçlandım tam sayfa bakalım cahil kimmiş.
 
İL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA  TRABZON
MÜŞTEKİ : Hasan KAMBER
Aydınlıkevler Mahallesi Kuvvet Sokak No 3 Aydınlıkpark 
Evleri A Blok Daire 16 
Ortahisar/TRABZON 
ŞÜPHELİ : Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı
SUÇ : 1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. Maddesine muhalefet
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na muhalefet
3- 2872 sayılı Çevre Kanunu’na muhalefet
4- Karadenizin Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi (Bükreş Sözleşmesi) ne muhalefet 
AÇIKLAMALAR :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56/1. maddesine göre herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında getirilen düzenleme ile de çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek gerek Devlete gerekse vatandaşlara ödev olarak yüklenmiştir. Anayasada yer alan bu ilkeler 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 3/a maddesinde de benzer biçimde düzenlenmiştir. Buna göre gerçek ya da tüzel kişi olarak herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup, alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdür. Bu bağlamda , “kamu sağlığını ve çevreyi kuruma” prensibi Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde Kanun’un amaçlarından biri olarak öngörülmüş, ayrıca “ sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı” başta bu Kanun’un 181 ila 184. maddeleri olmak üzere, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ve diğer bir kısım mevzuatta koruma altına alınmış, çevreyi kirletme eylemi farklı suç ve kabahat türleri ile yaptırıma bağlanmıştır.
Türk Ceza Kanunu’nun 181. maddesinin birinci fıkrasında suç olarak düzenlenen atık veya artıklarla çevrenin kasten kirletilmesi fiili, kanunlarda belirtilen teknik usullere aykırı olarak, çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların alıcı ortamlar olan toprak, su ve havaya kasten verilmesidir. Buna göre suç, atık veya artıkların teknik usullere aykırı olarak bir defa alıcı ortama verilmesiyle oluşacaktır.
“Çevreyi kirletmeme” prensibi ise genel olarak 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “kirletmeme yasağı” kenar başlıklı 8. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “ Her türlü atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlar ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan veya dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde ise kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.”
Yine aynı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesine göre atık, her hangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü madde, alıcı ortam ise hava, su, toprak ortamları ve bu ortamlarla ilişkili ekosistemlerdir.
Türk Ceza Kanunu’nun “çevreyi kasten kirletme” suçunu düzenleyen 181/1, “taksirle kirletme” suçunu düzenleyen 182/1 ve 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8. Maddelerinde suçun unsuru olarak kabul edilen “çevreye zarar verecek şekilde” kavramı ise, “gerçekleşen somut bir zararı” değil, “zarar vermeye elverişliliği, zarar ihtimalini” anlatmaktadır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere atık veya artığın; kasten su, hava ve toprak şeklinde gruplandırılan alıcı ortama ya da bu ortamlarla ilişkili ekosistemlerden birine verilmesi ile suç oluşacaktır.
Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi (Bükreş Sözleşmesi) nin 2 ve 7.maddeleri de deniz kirliliğine karşı düzenlenmiştir.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığı Beşirli’den Ganita’ya kadar olan sahil şeridinde kanalizasyon sularını doğrudan deniz sularına vermektedir.
Kanalizasyon sularının doğrudan deniz sularına verilmesi canlı hayatını olumsuz etkilemektedir. Deniz kirliliğinin olması denizlerde bulunan canlıların hem tür açısından hem de sayı açısından azalmasına, yani yok olmasına neden olmaktadır.
Evsel sıvı atıklar (deterjanlı bulaşık suları, asitli sular, yanmış yağ atıkları), lağım, kanalizasyon yoluyla direk denize boşaltılmaktadır.
Deniz kirliliği ile birlikte bozulan ekosistem insanların da zarar görmesine neden olur. Su içerisindeki canlı kitlesi insanlar için büyük bir gıda deposudur. Burada oluşabilecek bir denge bozukluğu insanların deniz ürünlerini kullanmalarını ve beslenmelerini engellemektedir.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı O. Fevzi Gümrükçüoğlu 26 Eylül 2017 tarihli Günebakış Gazetesinde çıkan bir yazıda “Göreve geldiği günden beri Trabzon sahillerine kanalizasyon aktığını ve koku olduğunu” ifade etmiştir. Ek-1
Trabzon sahillerindeki kanalizasyon sularının doğrudan deniz sularına verildiğine ilişkin basında çıkan haberler ekte sunulmuştur. Ek-2/
Beşirli-Ganita arasındaki bölgede kanalizasyon sularının Derin Deniz Deşarjı dışında doğrudan deniz sularına verildiğini gösteren fotoğraflar ekte sunulmuştur. Ek-3/
HUKUKİ MESNETLER :
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
2-Türk Ceza Kanunu
3-Çevre Kanunu
4-Karadenizin Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi (Bükreş Sözleşmesi)
NETİCE VE TALEP :
Yukarıda arz ve izahına çalışılan sebepler ile resen nazara alınacak olan diğer sebepler muvacehesinde; kanalizasyon sularını doğrudan deniz sularına veren şüphelilerin unsurları oluşmuş suç sebebiyle kanunen cezalandırılmalarını arz ve talep ederim.
Saygılarımla.11.12.2017
 
Hasan KAMBER
EKLER :
1-Günebakış Gazetesi yazısı
2-Basında çıkan haberler
3-Fotoğraflar
Etiketler :
trabzonlaugugmlarugmahkemelik - oevrekanunuve - o - sp - oevrekanunuvelaugugm -
Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ
12-12-2017 05:20
aaaaaaaaaaa
Oy Kullan Sonuçlar
Foto Galeri [ Tümü ]
Video Galeri [ Tümü ]
Kim Kimdir
ISTANBUL
 
Destek: Abdullah Gözaydın
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®